06 Temmuz 2008
Katharos Klisesi

Hazır muhabbet ölüm şeyinden açılmışken Katharosçular’dan da bahsedeyim biraz.
XII. Yüzyıl'ın ikinci yarısında Batı Avrupa’ya ulaşan Bogomilciler’in etkisiyle oluşan bir klisedir Katharos Klisesi. Kısa sürede yaygın bir etki yaratırlar. Onlara göre ne Şeytan ne cehennem vardır. Şeytan’ın alanı dünyadır. Şeytan Eski Ahit’in tanrısı olan Yahve ile özdeşleştirilir. İyi ve ışıklı gerçek Tanrı bu dünyadan uzaklardadır. Kurtuluş yöntemini öğretmek üzere İsa Mesih’i gönderen de odur. Beden Şeytan tarafından yaratılmış bir hapishanedir. Bu yüzden ‘yozlaşma içerisinde doğmuş bedene hiç acımamak ama zindanda tutulan ruha acımak’ en doğru yoldur. Katharosçular’ın ideali çocuk sahibi olmayı reddederek ve intihar yoluyla insanlığın yok edilmesidir. Son derece çileci ve Şeytan’a karşı sürdürülen evrensel savaşın selâmeti adına insan bedeninin işkenceyle yok edillmesini hedefleyen bir dinsel kavrayışın, Avrupa’da bu denli yaygın taraftar bulması nasıl açıklanabilir? Papa’nın çağrısıyla Katharos Klisesi’ne karşı 1208 yılında başlatılan Haçlı Seferi 1229’a kadar sürer ve Klise ancak 1330’da yok edilebilir. Bu sefer, tarihçilere göre muzaffer olabilmiş Tek Haçlı Seferi’dir.

Kalpsiz dünyanın kalbi. Kötülüğe ve ‘saçma’ya karşı içten bir tartışma.

Etiketler: , , , ,

 
05 Temmuz 2008
madde madde
1.
Bir keresinde ölüm zikri diye tarif edilen bir performansa katılmıştım…Lise 1’de falan idim sanırım, darbe olmuş, Fatsa gomonistlerden temizlenmişti. Gidenlerin yerine Nur Cemaati’ gelmiş ben de nur evlerinden birine gidip gelmeye başlamıştım. Bir akşam toplandık. Işıklar söndürüldü. Bir ‘abi’miz, “şimdi kendinizi, kendi mezarınızda uzanmış yatıyorsunuz diye hâyal edin,” dedi ve o vakit biz de denileni yaptık.

2.
Bir Katolik tarikatının mensupları birbirlerini “frére, il faut mourir,(kardeş birgün öleceğiz),” diye selamlar.

3.
Bilge satir Silenos’un Kral Midas’a “İnsan için en iyisi hiç doğmamış olmaktır. İkinci en iyi şey ise hemen ölmek” diye bi öğütte bulunmuş.

4.
Benzeri bir performansı bu sefer yalnızken –ve ama yapayalnızken- gerçekleştirdim.
O vakitler birleştirilmiş sınıflı bir köy okulunda öğretmenlik yapıyordum..
Bir akşam, tutkuyla takip ettiğim ‘Kuzeyde Bir Yer’i izlemek üzere televizyonun karşısına kuruldum. Tam başlangıç jeneriği akmaya başlamıştı ki elektrikler kesildi. Bir süre televizyonun olduğu tarafı karanlıktan hiçbir şeyi göremeyerek izledim. Neden sonra ‘ulan ben şimdi ölmüşüm mesela,’ diye düşünürken yakaladım aniden kendimi; ölmüşüm ama varmışım şeklinde bir refleksiyon durumu söz konusuydu.
Ölü ama varolmaya devam eden erhaNBey olarak gündelik yaşantımı baştan gözden geçirdim, bazı yaşantılar yaşadım. Ölmüştüm ve benimle beraber bütün bağlılıklarım da ölmüştü. Ne olmak istersem onu olabilir, ne istersem, kendime bile hesap vermeye gerek duymadan yapabilirdim. Zaten ölmüştüm. Artık ne önüm vardı ne arkam; hayattan hiçbir şey beklemiyordum ve beni böylece artık hiçbir şey korkutamıyordu.
Kendimi hiç o kadar özgür hissetmemiştim ve hiç o kadar huzurlu.
Derken elektrik geldi. Kuzeyde Bir Yer çoktan bitmişti. Kalktım. Dışarı çıktım. Köye baktım, köy uyuyordu, bir kaç köpek havlıyordu ve soğuk bir rüzgar esiyordu. İçeri döndüm, sobaya birkaç odun attım. Yarın müfettiş gelebilirdi, günlük planlarım eksikti ve sabaha kadar tamamlamam gerekiyordu.

6.
ABD’nin ilk savunma bakanı idi James Forrestal. 1949’da, bir yangın alarmı ortalığı inletirken James Forrestal pijamalarıyla evinden fırladı ve ‘Ruslar geldi, Kızılordu geldi’ naralarıyla sokaklarda koşmaya başladı. Bakan, iki ay sonra da kendisini kaldığı askerî hastanenin 16. kattaki odasının penceresinden boşluğa bıraktı.

7.
Eski Yahudiler, günahlarını bir keçiye yükler ve o keçiyi çöle salarak kurban ederdi. ‘Günah keçisi’ deyimi oradan kaynaklanır.

8.
UNICEF’in rakamlarına göre594’ü üçüncü dünya ülkelerinde olmak üzere 1945 yılından bu yana194 savaş olmuştur. Bu savaşlardan etkilenen insan sayısı 1.8 milyar. Yine bu savaşlardan ölen insan sayısı ise 330 milyon, şu anda savaşın içinde yaşayan insan sayısı 50 milyon, son 10 yılsa savaşta ölenlerin sayısı 5 milyon, sakat kalanların sayısı ise 6 milyon. Sadece Irak’ta mart 2003 ile temmuz 2006 arasında işgal nedeniyle ölen Iraklılar'ın sayısı 654.965.

9.
Hoca merhuma, “güneş mi daha faidelidir, ay mı?” diye sormuşlar, “güneş gündüz doğduğundan karanlığa faidesi olmayıp, ay ise geceleri doğarak ortalığı gündüz gibi eylemekle ay’ın faidesi daha mühimdir” demiştir.

10.
Gazzâlî’ye göre en eski felsefeci grubu olan dehrîler, Kur’an’da ifade edildiği biçimiyle, “…bizi ancak zaman helâk eder,” derler.

11.
"Dolu başak eğilir, boş başak dik durur"

12.
Vastyana’ya göre şu kızlardan uzak durulmalıdır: Saklı tutulmuş biri. Kötü isimli biri. Burnu basık biri. Burun deliği yukarıya dönmüş biri. Erkek biçimli biri. Kambur yürüyen biri. Kel kafalı biri. Saflıktan hoşlanmayan biri. Herhangi bir şekilde biçimsiz biri. Ergenliğe tamamen erişmiş biri. Bir arkadaş. Avuç içleri, ayak tabanları hep terleyen biri.

Etiketler:

 
03 Temmuz 2008
yeniden başlayabilmek
bir süredir buralarda değil idim ama bunun ne önemi var? şimdi ben şu satırlarda bir takım konular üzerinde fikirlerini beyan etmek üzere olan bir kişiyim fakat gerçekten de niye böyle bir şey yapayım ki bu kimin ne kadar umurumda ve hay Allah blogu olan her adam bir gün ben ne yapıyorum lan şeklinde bir durum tespiti yapmak durumunda kalabilir ve bu tespitten yazmak için neden çıkartabilmişse ancak o vakit hikayesine kaldığı yerden devam edebilir.
hmmm: düşünelim...
 
04 Haziran 2008
andrew zuckerman
 
yetersiz milliyetçilik

orhan pamuk, "millî takım milliyetçilik, yabancı düşmanlığı ve otoriter düşünce üreten bir makine," demiş der spiegel'e, bunun üzerine fatih terim şeklinde kendisini varoluşun koynuna atan kişi, "ben de onu yetersiz milliyetçi görüyorum," demiş. televizyonda bir adama, "ben spor yazarıyım o yüzden terim'i haklı buluyorum," diye akıl yürütürken tanık oldum ama bu arada pamuk, milli takımı tutmaya devam edecekmiş milan'ın haberi duyduğunda ilk tepkisi "bu adamı öldürecekler bak," şeklinde oldu gerçekten de söz konusu olan vatansa neden olmasın lan memleketin en lezzetli muhalefet odaklarından expess dergisi'ne göre bu takımı tutmamak için 7 neden var ama şimdi o 7 nedene girmeyeyim- zaten biliyorsunuz

futbol ataerkil bir şenlik: ataerkilliğe ait ne varsa (ki milliyetçilik de buna dair bir şeydir) onda da var. kaçınılmaz. eşyanın tabiatı gereği bu böyle.

bunu der bunu söylerim.

resim

Etiketler: ,

 
29 Mayıs 2008
uluslararası af örgütü (portekiz)

EVERBODY IS AGAINST EVERYBODY
SOMEBODY HAS TO BE FOR THEM

kaynak

Etiketler: ,

 
benedetto riba
 
hindu tanrıları
rada-krişna ve gopya


Etiketler: ,

 
1922 tokyo (22 fotoğraf)
 
anti amerikan çin halk cumhuriyeti karikatürleri (1958-60)
 
28 Mayıs 2008
Erich Sokol

-Çıkarttığınız gürültüden rahatsız oluyoruz ama bak!

1960'lı yıllarda Playboy, Eldon Dedini, Phil Interlandi olan Gahan Wilson, Cole, Doug Sneyd ve Erich Sokol gibi o dönem Amiraka'sının en iyi karikatüristlerine sayfalarında yer açmıştı. Şu bağlantıdan Sokol hakkında ayrıntılı bir takım şeylere ulaşabilir.

Etiketler: , ,

 
26 Mayıs 2008
rodger roundy
 
ricardo salamanca
 

 


anasayfa

afiş-1-2-3-4- 5-6-7-8-9-10-11-12-13-14-15-16 akıl fikir aktivizm alıntılar-1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12-13-14-15-16 anarşizm antropoloji belgesel fotoğraf-1-2 blog borges cinnet dergi kapakları din edebiyat-1-2-3 emperyalizm felsefe1-2 fotoğraf-1-2-3-45-6-7-8-9-1011-12-13-14-15-16 haber fotoğrafçılığı haritalar illustrasyon-1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12-13-14-15-16 insan hakları karikatür kişi köşe yazıları militarizm milliyetçilik mizah moda fotoğrafı müzik nesneler nobel posta kartları propaganda reklam reklam fotoğrafçılığı resim sanat sanat tarihi sinema sosyalizm soğuk savaş sscb ÇR-1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12-13-14-15-16

counter statistics