mim: "kitap yazmak isteseydin, ne yazmak isterdin?”


hayatımda bi sürü şey var.

hem de o kadar çok şey var, o kadar çok şey var ki bir şey ancak bu kadar çok şey olabilir. o bi sürü şeyin ortasında yolumu kaybettim ben , bi yerlere doğru gidiyorum: bu kaçınılmaz zira hayat mütemadiyen bi yerlere doğru giden bir şeydir; ama artık kendime ilişkin hiç bir fikrim yok, duvardaki bir çatlak gibiyim ve o çatlağı artık göremiyorum.

benim kendimi bir yabancının gözüyle görmeye ihtiyacım var.

bana ne olduğumu, ne yaşadığımı ve ne istediğimi anlatan, sadelikle bana ayna olan bir mesih kitap istiyorum ben peri.

ve bir başkası için de böyle bir kitap yazabilmeyi hayal ediyorum.

[doli?]

4 yorum

endiseliperi dedi ki...

* karikatüre bayıldım:) melekler erkek mi olur?

* bir yabancının gözünden bakmaktan yoruldum ben kendime. her şeye bir şüphe bulaştırıyor bu. olduğum hiç bir şeye inanmadığım gibi, dünyada olan biten her şeye de inanç duymamı engelliyor. kendimden başlayarak dünyada olan birkaç şeye inanç duymak istiyorum, o yabancı bakıştan kurtulup. aynada görünen bana bakan o yabancı gözün her şeyi anlamsızlaştıran o bakışından kurtulayım, kendim olayım istiyorum. gülerken gerçekten gülen, konuşurken gerçekten konuşan, gezerken bacakları gerçekten yorulan, severken gerçekten seven, nefret ederken gerçekten nefret eden, ne yaparsa ama ne yaparsa yapsın her şeyin dışında kalan, hiç bir şeye dahil olamayan bu korkunç yalnızlıktan kurtulayım istiyorum. bazen deliler gibi sarhoş olayım istiyorum, bazen bir bardak su ile içim aydınlansın ve aydınlanan içime bakayım gerçeği, anlamı o dalgalı aynada yakalayayım istiyorum.

* sonunda intihar etmekten başka yolun kalmadığını anlayan şimdi ölü olan kardeşim bana daha ikimiz epey gençken söylemişti; "senin kendinle olan bu hırçın ilişkin, bu hayata açgözlülükle saldırman ve aradığını hiç bulamaman filan var ya, sonunda çok dindar biri olup çıkacaksın. bir din kitabı aradığın şeye en yakın cevabı verecek çünkü."

ben, bunun da doğru olmadığını biliyorum artık. o yabancının gözünün kendi gözüm olduğunu ve yaşayıp duran benim de bir düşte olduğunu, filan. olana en yakın ifade bu. o ayık göz olmasa, belki ben bu sefil düşün içinde yaşayıp giderim.

bilmiyorum, saçmalaıyorum iyice. ama sanırım o mesih kitap yok, erhan bey. kendi başımızın çaresine bakacağız. kimseye de öyle bir kitap yazamayız, haklı olarak herkes kendi kitabını yazmak ister neticede.

teşekkür ederim mime cevap için.

sevgiler.

zeynep dedi ki...

Şahane bi karikatür! Bence de melekler erkek Erhan Bey:)

sogutgolgesi dedi ki...

kitap yazmak.Evet şeye benzer eeee!şeye nasıl tarif edeyim şimdi yav.Yani erhan bey kardeşim oturup yazacaksın yani başlayacaksın.

tiflistengelen dedi ki...

sevgili erhan bey,
bu karikatür çok güzel olmuş.
insanlık tarihinin minicik bir anı olan hayatımı bu gezegen üzerinde birlikte geçirdiğim; tanıdığım tanımadığım tüm iyi insanların yakalarına bir "kader birliği" rozeti takmak ve o rozete de ruh kardeşliğimizin sembolü bu karikatürü basmak isterdim.
(o derece vallahi...)

Blogger tarafından desteklenmektedir.