"iç dünyayı dış görünümden öğrenmenin bir yolu olduğunu bilin"


osmanlı öncesi ve sonrası pek çok kitapta kadın ve erkek fizyonomisinden yola çıkılarak cinsel performansa ilişkin bir takım tespitlerde bulunuluyor idi . şöyle ki:
"Güçlü cinselliğe sahip erkekler nispeten kısa boylu ve tıknazdır. Kafaları bedenlerine göre büyük, boyunları kalın, sesleri alçak ve etkili, bedenleri kıllı, kolları etli, parmakları kısa ve tombul, hayaları büyük olur. Penisin büyüklüğü cinsel güç veya üretkenliği göstermez. Soğuk elementlere doğru kayan bir yapıyla, saçsız ve narin dış görünüm erkekte kadınsılığın belirtileridir. Böyle bir erkeğin kafası bedenine göre küçük, kollarıyla bacakları narin ve kılsız, kalçaları dar, hayaları da küçük olur. Genel olarak geniş kalçalar ve tiz ses gibi kadınlara özgü nitetikler kadınsı olmaya eğilimin ve kadın cinsel eğilimlerine sahip olmanın göstergesidir.
Kadınlar daha ziyade soğuk ve nemli bir yapıya sahiptir. Ancak ilginçtir, birkaç elyazmasında bir gerilim yer alır: Hem bütün kadınlara daha büyük bir cinsel iştah yükleme eğilimi yaygındır, hem de aşırı kana sahip olan kadınların (onları daha sıcak ve erkeklere daha yakın kildığı varsayılır) cinsel açıdan daha iştahlı olduğu ileri sürülür. Yazarlar ayrıca kadınların cinsel organlarının şekli ve büyüklüğü konusunda dışta bulunan ve genelde yüzeysel ipuçlanna önem verirler. Buna göre bir kadının dudaklarının genişliği vajinasının genişliğinin, kalınlığı ise vajina dudaklarının kalınlığının işareti olabilirdi. Yüzünün ve gözlerinin rengi, burnunun şekli, kalçalannın büyüklüğü bir kadının cinsel arzularının ve eğilimlerinin göstergesiydi. Büyük kalçalı bir kadın aşırı seks düşkünü demekti. Kırmızı bir yüz ve mavi gözler (soğuk iklimlere özgüydü) kadının cinsel olarak soğuk olduğunu gösteriyordu.
Her iki cinsin fızyonomisini tanımlarken, erkeğin bedensel özellikleri onun genel karakterini açıklıyor, oysa kadınların özellikleri cinsel organlarıyla ilgili daha fazla bilgi ortaya çıkarmak için kullanılıyordu. Bu odak kaymasının nedeni bu kitapların erkekler tarafından erkekler için yazılmasıyla açıklanabilir. Zaten bu kitapların başlıca amacı erkeklerin cinsel eş bulmasına yardımcı olmaktı. Yazarlar benzer durumdaki erkek niteliklerine ancak cinsel eş olmaları söz konusu olduğunda dikkat ediyordu."
dror ze'evi, "müslüman osmanlı toplumunda arzu ve aşk 1500-1900, kitap y., 2008. yukarıdaki tespitler, fahreddin râzi'nin kitabu'l-firasa'sından ve nasreddin-i tûsî'nin bahname-i tûsî adlı kitabından alınmış.

1 yorum

Arzu Pınar dedi ki...

isveçlileri fena harcamışlar gibime geldi.

Blogger tarafından desteklenmektedir.