insan endişeden mi yaratılmıştır?


mustafa kemal, sofya'dan salih bozok'a yazdığı bir mektupta varleine’nin şu şiirine yer vermiş: “hayat kısacık / biraz hayal / biraz sevgi / derken merhaba // hayat boşuna / biraz ıstırap /   biraz umut / derken elveda"

öte yandan leyla erbil’e göre, bizim milli duygumuz, “din kaynaklı hoşgörüsüzlük, gaddarlık,aşağılık duygusu ve sinsilik” imiş.

yahya kemal,  tevfik fikret'le bâb-ı âli baskını'ndan bi kaç gün önce bi yerde oturmuş kahve içiyormuş. derken önlerinden süleyman nazif geçmiş ve yahya kemal’i selamlamış, o da selama selamla karşılık vermiş. süleyman nazif tarzı ittihatçılarla yıldızı pek barışmayan tevfik fikret, “bu adamı tanır mısınız?” diye sormuş, yahya kemal de “evet, tanırım,” diye karşılık vermiş ve bunun üzerine tevfik fikret daha bir ekşi suratla, “bu adamın elini sıkar mısınız?” diye sormuş. 'izzeti nefsi kırılan' koca yahya kemal, vere vere şu cevabı vermiş o vakit: “evet elini sıkarım; geçen gün elini yıkarken dikkat ettim, temizdi, zannederim elleri pis değil; sabunla yıkanıyor.”

yahya kemal bursa’da atatürk’ün ayaklarına kapanmış. türkçe’nin en lezzetli kalemşörlerinden  salâh birsel’in yaşlılık günlüğünde anlattıklarına bakılırsa, bu ayaklara kapanıp af dilenmelerin sebebi şairin istiklal savaşı sıralarında anadolu hükümeti'nin anadolu’ya geçmesi için gönderdiği parayı, eskişehir savaşı'yla milliciler'in durumu az biraz sarsıldığından, sofya’ya gidip yemesiymiş.

yahya kemal’in şiirlerini severim. büyük şairdir ama bir takım karakter sorunları vardır, bilirim. fakat hangimizde yok? veya n'apalım herkes aynı ölçüde sağlam duramıyor hayatın bir takım sınayışları karşısında.

(oğlu nâzım’ın affı için açlık grevi yapan, sokak sokak imza toplayan eski aşkı ayşe celile hanım’ı benden de imza ister diye korkup kaldırım değiştiren bir insandan bahsediyoruz.) 

öldüğü dakikalarda yastığının altında bulunan küçük bir kâğıt parçasına şöyle yazmış yahya kemal: ”ölmek kaderde var, yaşayıp köhnemek hazin / Bir çare yok mudur buna ya Rabbelâlemin?”

20.11.1844: çizgi roman dünyasının en süper insanı ken parker'ın doğum günü

şemdanizade  fındıklılı  süleyman  efendi  tarihinde  sadrazam  es-seyyid  hasan  paşa’nın  bir  sözünü  aktarıyor:
—zalimler  zulüm  görenlere  el  açar.

“karamsarlık romantik bir tutkudur, iyimserlik bir görevdir.” demiş peter ustinov.

oscar wilde, ütopya’yı içermeyen bir dünya haritasının  bakılmaya değer olamayacağını söylemiştir. 

meşhur ittihatçılardan yakup cemil, yine ittihatçılara karşı bir darbe planlamakla suçlanıp idama mahkum edilmiş, kurşuna dizilmek üzere idam alanına götürülürken yolda bir karpuz arabası çevirmiş ve “asker evlatlarım susamıştır,” deyip idam mangasına karpuz ısmarlamıştır. işte bu yakup cemil, hayatında ilk sigarayı idam edilmeden hemen önce içmiş ve fakat doyamamış olacak ki ardından bir tane daha ve sonra bir tane daha içmiştir. 

sigarayı bırakmış bir insanım. ama hiç şüpheniz olmasın bir gün idam sehpasına çıkarılacak olursam son isteğim benim de sigara olacaktır.

okul, toplumu bu haliyle kabullenmemiz için çalışan bir reklam ajansıdır. (ivan illich) (süper tespit.) 

"her  şey  ayartabilir  beni  şu  şiir  uğraşından : 
gün  olur  bir  kadının  yüzü,  ya  da  daha  kötüsü 
çektiği  çile  alıklarca  yönetilen  yurdumun"
(yeats)

milan mutfak'ta. (tavuk var ve yanında pirinç pilavı da olur umarım.) sabah şunu izledik. ama bitiremeden okullarımıza dağıldık. hmm. şunu dinliyorum şu an. yemek de pek güzel koktu haa. okula bi dergi yaptım. içinde borges'in olduğu bi dergi. 

"insan endişeden yaratılmıştır," diyor euripides.

peki.








Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.